KADİRLİ ŞEHRİ                      

 

                                                                                                                                                                                                                                                                                      Tarihi 


İlçenin 3000 yıllık bir geçmişi bulunmaktadır. Adını “Kars-zül Kadiriye” isminden almıştır. Tarihi eserler yönünden zengin bir mirasa sahiptir. Şehir içerisinde Roma, Bizans ve Türk dönemlerinin izlerini taşıyan Ala Cami bulunmaktadır. M.S.2. yy da Romalılar döneminde inşa edilen tapınak daha sonra Bizanslılar tarafından kilise olarak tadil edilerek kullanılmış, son olarak 1489 yılında Dulkadiroğulları zamanında bir minare eklenerek camiye çevrilmiştir.

İlçe sınırlarında 21 km güneydoğuda bulunan Karatepe’de son Hitit çağından (M.Ö.7.yy) kalma taş kitabe ve heykeller bulunmaktadır. Hükümdar Asitavata tarafından kurulan kalede bulunan Finike çivi yazısı ve bunun tercümesi olan Hitit hiyeroglif yazısını taşıyan kitabeler günümüze kadar iyi korunmuş durumda değerli belgelerdir. Daha sonra Aslantaş Barajı yapılmış, Karatepe göl kenarında çamlar arasında bir açık hava müzesi halini almıştır. Ayrıca Milli Park olan Karatepe, bahar ve yaz aylarında bölgesel piknik alanı olarak kullanılmaktadır. Ayrıca buraya yakın Kızyusuflu köyünde Karatepe kilimleri dokunmakta olup, kilimler ulusal ve uluslar arası büyük öneme sahiptir.

Coğrafi Konumu 

İlçe yukarı Çukurova’nın kuzeydoğusunda kurulmuş şirin bir yerleşim merkezi olup, Adana’ya 105 km. Osmaniye’ye 46 km. mesafede bulunmaktadır. Denize uzaklığı 60-70 km, denizden yüksekliği 95 m.dir. İlçenin doğusunda Andırın, Batısında Kozan, kuzeyinde Saimbeyli, güneyinde Osmaniye ve Ceyhan bulunmaktadır. Kadirli ana ulaşım şebekelerinden biraz uzakta kalmakta ise de Adana, Osmaniye ve Mersin’de ki çeşitli ulaşım imkanlarından yararlanabilmektedir. En yakın hava limanı ise Adana’da bulunmaktadır.

Turizm Değerleri 

Kadirli’de konaklama yeri olarak Sülemiş Turistik Tesisleri ve şehir içindeki küçük oteller bulunmaktadır. Sülemiş Turistik Tesisleri yüzme havuzu, oteli, barı ve lokantasıyla hizmet vermektedir.İlçe içindeki Kokar kaplıcaları da şifalı sularıyla hizmet vermektedir. Şehrin kuzeyinde olup, 15 km. mesafede bulunmaktadır. Çeşitli cilt hastalıklarını tedavi edici özelliği bulunmaktadır. Gezi ve mesire yeri olarak ilçe içindeki Sülemiş Çamlığı, Maarif Ormanlığı ve Karatepe Milli Parkı bulunmaktadır. İlçede Maksutoğlu yaylası, Yoğunoluk yaylası, Bağdaş yaylası, Elmacık ve Savrun Vadisi yaylaları ve yeni kurulmakta olan Akarca yaylası bulunmaktadır. İlçede her yıl Karakucak Güreş Festivali düzenlenmektedir. 

Kaleler

 

Karatepe - Aslantaş Geç Hitit Kalesi

Kartepe-Aslantaş; Osmaniye ili, Kadirli ilçesi sınırlarında M.Ö. 8yy.da, yani Geç Hitit Çağında, kendisini Adana ovası hükümdarı olarak tanıtan Asativatos tarafından, kuzeydeki vahşi kavimlere karşı bir sınır kalesi olarak kurulmuş, Asativadaya diye adlandırılmıştır. Kalenin batısında, güney ovalardan Orta Anadolu yaylasına geçit veren bir kervan yolu, doğusunda Ceyhan Irmağı (tarihi Pyramos) bugün ise Aslantaş baraj gölü yer almaktadır.

 


Osmaniye-Kadirli yolu üzerinde Ceyhan Nehri kıyısındadır. Toprakkale ve Yılankale’nin görüş alanında bulunmaktadır. Yapıldığı dönem bilinmemekle birlikte Hitit kabartması bulunan kale Osmaniye Gökçedam (Hemite) Köyündedir. Osmaniye’ye 20 km mesafededir.
Harun Reşit Kalesi:
Haruniye kalesi aynı adlı ilçede Abbasi halifesi Harun Reşit’in uç Beyi Faraç Bey tarafından 699 yılında yaptırılmıştır. Askeri yönden büyük önem taşıyan bu yöre ve kaleye Horasanlı gönüllü Türk mücahitleri yerleştirilmiş ve iskan edilmiştir.

 

Maksutoğlu Yaylası:

Kadirli’nin 45 km. kuzeyindeki yaylada yöresel ahşap yayla evleri ile kızılçam, sedir, kiraz ve ardıç türü ağaçlar iç içe bulunmaktadır.

 

Bağdaş Yaylası:

Sumbas ilçesinden ulaşılan Bağdaş Yaylası iki tepe arasında kurulmuştur. Yaylanın çevresi çam, ardıç, köknar ve sedir ormanları ile kaplıdır. Yaylada kamp kurup piknik yapılabilir.

KARATEPE ASLANTAŞ AÇIK HAVA MÜZESİ

Kadirli İlçesi Kızyusuflu Köyü sınırları içerisindedir. Kadirli'ye 22 Km. uzaklıktadır.Karatepe geç hitit çağında (M.Ö.8. yy) Adana ovası hükümdarı Asativatas tarafından krallığını kuzeydeki vahşi kavimlere karşı korumak üzere bir hudut kalesi olarak yaptırılmıştır.Asativadaya adını alan bu yer M.Ö. 725-720 tarihleri arasında Asur Kralı 5. Salamondor veya M.Ö. 680 yılında Asarhoddon tarafından elegeçirilmiş yıkılıp yakılmıştır.

Tepenin zirvesinde saray kalıntıları olduğu tahmin edilen iki tane yanmış bina harabesi ve zahire kuyuları mevcuttur. Kalenin biri güneybatısında diğeri kuzeydoğusunda olmak üzere iki kapısı vardır.

KARATEPE-ASLANTAŞ NATIONAL PARK

Kadirli has a great park established on 7891 hectore area.This park is known as the second national park of Turkey with it's historical,cultural and natural beauties.There are different species of trees and plants in this park

Mediterraneon climate is effective in this park.Ther are 100 plonts,185 birds,17 mammiferous animals,12 reptiles,5 amphibian and 22 fish.Most of the area of the park is in Kadirli and the of it is in Düziçi and Osmaniye.It's 20 km far from Kadirli and 15 km far from Osmaniye.

Karatepe-Aslantaş Open Air Museum

The museum is in the boundaries of Kızyusuflu village of Kadirli.The museum is 22km away from Kadirli.  The Karatepe museum had been built as a border castle  by Asativas, the emperor of Adana lowland to protect his kingdom from the wild civilizations in the north in b.c. 8. This region which had been announced as Asativadaya had been destructed by 5th Salamondor emperor of Assur Kingdom in b.c. 725-720  and Asarhoddon in b.c. 680.

There are two burned ruins that are estimated as ruins of a palace and grain wells.The castle has two doors,one is in the southwest and the other is in the northeast.

 

HİERAPOLİS KASTABALA

Hierapolis veya Kastabala, Kadirlinin 35 km güney doğusunda olup ceyhan ırmağının Osmaniye-Kadirli arasında yaptığı dirseğin batı yakıasındadır. Bodrum kaleside olarak bilinen Hierapolis Kastabala M.Ö. 1 yy. ikinci yarısından M.S. takriben 17 yılına kadar hüküm sürdüğü bilinmektedir. Kastabalada bulunan ana tanrıça artemiz Kültü ve Kültün tapınağı, bu kentin antik devir din tarihinde büyük rol oynamasına sebep olur her yıl düzenlenen kült törenlerine Ceyhan nehri kıyısında bulunan bir çok kent katılırdı. Bu kült törenlerinin en büyük özelliği rahibelerin kor haline gelmiş kızgın közler üzerinden çıplak ayakla yürümeleriydi.

CASTABALA,HIEROPOLIS

It's on the 35 km from kadirli and On the west side of Ceyhan River and Kadirli,Osmaniye.It's alsoKnown as Bodrum Castle and it has reigned since BC 1 to the AD 17.The goddess Artemis had a great importance on thegion and every year a lot of people comin around used to participated in the cult ceremonies arronged by the goddes.The specific feature of these ceremonies was that priests were walking on the red-hot ashes with their naked feet.

ALACAMİ

AYASOFYA GİBİ DÜNYADA KİLİSE VE CAMİ OLARAK KULLANILAN

İKİ NADİDE ESERDEN BİRİSİ “ALACAMİ”

Roma antik kenti FLAVİAS’ın görkemli bir eseri olan ve m.s 70’li  yıllarda Roma’ da işbaşında bulunan FLAVİEN hanedanı tarafından yapılan bu tarihi  yapı yaklaşık 2000 yıldır zamana meydan okuyor. Dulkadiroğulları Türkmen beyi,  Alaüddevle’nin oğlu Sarı Kaplan zamanında takriben 1480’li  yıllarda  tarihi kilise, iç kısmına kıble yönünde bir mihrap, anıtsal yapının kuzeybatı yönündeki duvarının üzerine de bir minare eklenerek camii’ye çevrilmişti.2005 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından  yaklaşık 1 trilyon ödenekle  başlatılan  restorasyon çalışmaları,  2007 yılında tamamlanmış ve ilçemizin en önemli   tarihi ve kültürel mirası koruma altına alınmıştır.

One of the two rare artifacts which are used as church and mosque in the world

The Alacami had been instructed 2000 years ago by the FLAVİEN heraldic at a.d. 70 .The Alacami is the magnificent artifact of the romanian antique city FLAVİAS.The Alacami had been turned from church into a mosque by Sarı Kaplan,son of the Anatolian Turkish Beylik of Dulkadir's bey Alaüddevle in 1480s as adding a mihrab at the qible direction to the inside part of the artifact and a minaret to the northeast wall of the artifact. The restoration of the Alacami had been started in 2005 by the General Managemant of All Foundations and The Culture and Tourism Ministry,  and completed in 2007 with succes. Since than the Alacami has been in the protection.